Çarşı Kelimesi Nereden Geliyor? Dört Yol Ağzının Hikâyesi
O Neydi? Yazı İşleri5 dk okuma
Çarşı kelimesi Farsça çārsū (چارسو) sözcüğünden alınmıştır. Kelime iki parçadan oluşuyor: çār "dört" ve sū "yol". Yani tam karşılığı dört yol ağzı. Farsçada sözcüğün iki anlamı kayıtlı: birincisi dörtyol, ikincisi kent merkezinde dükkânların bulunduğu alan. Türkçedeki kayıtları 1680 tarihli Meninski sözlüğüne dayanıyor.
Adın mantığı bir kez görülünce şehirlerin nasıl kurulduğu da anlaşılıyor: ticaret, yolların kesiştiği yerde toplanır.
Neden dört yol?
Bir kavşak, bir şehirdeki en yoğun noktadır. Dört yönden gelen insan orada birbirinin üstünden geçer. Satıcı için bu, gün boyu önünden en çok insanın geçtiği yer demektir.
Bu yüzden geleneksel şehirlerde çarşı rastgele bir yere kurulmaz. Ana yolların kesiştiği noktada başlar, oradan kollara ayrılır. Kelimenin "dört yol" anlamından "dükkânların olduğu alan" anlamına kayması da tam bu yüzden: adlandırılan şey önce yerin geometrisiydi, sonra orada yapılan iş oldu.
Aynı mantık kelimenin parçalarında da görünüyor. Farsça sū "yol" sözcüğü, Orta Farsça sōk biçiminden gelişmiş. Yani kelimenin ikinci yarısı doğrudan yolun kendisini anlatıyor.
Pazardan farkı ne?
İkisi de Farsça kökenli ve ikisi de alışverişle ilgili ama işaret ettikleri düzen farklı:
| Çarşı | Pazar | |
|---|---|---|
| Kökeni | Farsça çārsū, "dört yol" | Farsça bāzār, "alışveriş yeri" |
| Yapısı | kalıcı dükkânlar | kurulup kaldırılan tezgâhlar |
| Zamanı | her gün açık | belirli günlerde |
| Mekânı | binalar, sokaklar | meydan, cadde, açık alan |
Çarşı adrese bağlıdır, pazar takvime. Bu yüzden bir şehirde "çarşıya gitmek" belirli bir yere gitmektir; "pazara gitmek" ise belirli bir günde gitmektir.
Daha fazlası için pazar kelimesinin kökenine bakabilirsiniz; iki kelimenin hikâyesi birbirini tamamlıyor.
Kelimenin Türkçedeki izi
Çarşı kelimesinin Türkçedeki en eski kayıtlarından biri 1390 öncesine tarihlenen Kısas-ı Enbiya tercümesinde geçiyor. Kelime 1680 tarihli Meninski sözlüğünde de madde başı olarak yer alıyor.
Yani kelime Anadolu Türkçesine en geç 14. yüzyılda yerleşmiş ve o günden beri anlamını neredeyse hiç değiştirmeden kullanılıyor. Bu, ticaret sözcüklerinin genel bir özelliği: iş devam ettiği sürece kelime de yerinde kalıyor.
Kapalı çarşı geleneği
Çarşının üstünün örtülmesi pratik bir çözümdü: yağmur ve güneş malı bozuyordu, kapalı sokak ise ticareti yılın her gününe yayıyordu.
En bilinen örnek İstanbul'daki Kapalıçarşı. Yapımına 1455-1456 kışında, İstanbul'un fethinden hemen sonra başlandı; Sandal Bedesteni'ni Fatih Sultan Mehmed 1460'ta yaptırdı. Çarşı tek seferde kurulmadı, çevresine eklenen sokaklarla büyüdü ve bugünkü sınırlarına ancak 1730'dan sonra ulaştı.
Bugünkü ölçekleri, kelimenin "dört yol ağzı" anlamının nereye vardığını gösteriyor:
| Ne | Kaç |
|---|---|
| Sokak | yaklaşık 66 |
| Dükkân | yaklaşık 4.000 |
| Ana kapı | 24 |
| İçindeki han | 17 |
| Kapladığı alan | 30.700 metrekare |
| Çalışan | yaklaşık 25.000 kişi |
| Yıllık ziyaretçi (2014) | 91,25 milyon |
2014 verisiyle Kapalıçarşı, dünyada en çok ziyaret edilen turistik nokta olarak sıralamada birinci çıkmıştı. Yapı 1894 İstanbul depreminde de hasar gördü; duvarları ve bir kubbesi zarar gördü ve onarıldı.
İçindeki en eski bölüm olan Cevahir Bedesteni'nin ise 48 metreye 36 metre ölçüsünde olduğu ve kökeninin Bizans dönemine dayanabileceği belirtiliyor.
Geleneksel Türk şehrinde çarşıyı oluşturan üç yapı türü vardı:
- Bedesten. Çarşının merkezindeki kalın duvarlı, kilitli, kubbeli yapı. Değerli malların saklandığı ve satıldığı yer; aynı zamanda çarşının kasası gibi çalışıyordu.
- Arasta. Aynı işi yapan esnafın yan yana dizildiği, üstü örtülü çarşı sokağı. Kuyumcular, terziler, ayakkabıcılar ayrı arastalarda toplanıyordu.
- Han. Tüccarın malını depoladığı ve konakladığı avlulu yapı. Çarşının toptan tarafı burada dönüyordu.
Bu üçlü, çarşıyı bir dükkân yığını olmaktan çıkarıp planlı bir ticaret bölgesi yapıyordu.
Kelimenin türevleri
- Çarşı esnafı. Sadece satıcıları değil, o bölgenin kendi kurallarını ve dayanışmasını da anlatan bir ifade.
- Çarşı izni. Askerlik ve yatılı okul diline yerleşmiş, kışla ya da okul dışına çıkma izni anlamında kullanılan kalıp. Burada çarşı, "dışarısı" ile eş anlamlı hale gelmiş.
- Çarşı pazar. İkisinin birlikte kullanıldığı ve "her yer" anlamına gelen ikileme.
- Çarşamba. Bu kelimenin çarşı ile ilgisi yok. Farsça çahārşanbe, yani "dördüncü gün" demek; ortak olan şey çār, yani dört sayısı.
Son madde önemli: çarşı ve çarşamba aynı sayıdan besleniyor ama farklı yollardan geliyor. Biri dört yolu, diğeri haftanın dördüncü gününü anlatıyor.
Şehirdeki yeri
Türkiye'de "Çarşı" sözcüğünü taşıyan yer adı çok fazla ve bunların hemen hepsi şehrin en eski çekirdeğini işaret ediyor. Bir şehirde Çarşı Mahallesi ya da Çarşı Camii varsa, orası çoğu zaman yerleşimin ilk kurulduğu yerdir.
Bu, yer adlarının en kullanışlı özelliği: şehir büyür, merkez kayar, binalar değişir; ama ad kalır ve eski merkezi işaret etmeye devam eder.
Hafıza köşesi
- "Çarşı Türkçe bir kelime." Türkçeleşmiş ama kökeni Farsça: çārsū.
- "Çarşı ile çarşamba aynı kelimeden geliyor." Aynı sayıdan besleniyorlar ama aynı kelimeden değil. Çarşı "dört yol", çarşamba ise "dördüncü gün" anlamındaki Farsça bileşikten geliyor.
- "Kapalıçarşı tek seferde inşa edildi." Edilmedi. Yapımına 1455-1461 arasında başlandı ve yapı yüzyıllar boyunca eklenen sokaklarla büyüdü.
- "Bedesten çarşının adıdır." Değil, çarşının içindeki belirli bir yapıdır: değerli malların saklandığı kilitli ve kubbeli bölüm.
Sık sorulanlar
Çarşı kelimesi nereden geliyor?
Farsça çārsū (چارسو) sözcüğünden. Kelime çār "dört" ve sū "yol" sözcüklerinin bileşiği, yani tam karşılığı dört yol ağzı. Farsçada hem dörtyol hem de kent merkezindeki dükkân alanı anlamında kullanılıyor.
Çarşı ne demek?
Sözlük anlamıyla dükkânların bulunduğu alan. Köken anlamıyla dört yolun kesiştiği nokta; ticaret o kavşakta toplandığı için ad alana geçmiş.
Çarşı ile pazar arasındaki fark nedir?
Çarşı kalıcı dükkânlardan oluşur ve her gün açıktır, adrese bağlıdır. Pazar ise belirli günlerde kurulup kaldırılan tezgâhlardan oluşur, takvime bağlıdır.
Kapalıçarşı ne zaman yapıldı?
Yapımına Fatih Sultan Mehmed döneminde, 1455-1461 arasında başlandı. Bugünkü hâlini yüzyıllar içinde eklenen sokaklarla aldı.
Bedesten nedir?
Çarşının merkezindeki kalın duvarlı, kilitlenebilen kubbeli yapı. Değerli malların saklandığı ve satıldığı bölümdü, çarşının en güvenli alanı sayılırdı.
Çarşamba çarşı ile aynı kökten mi?
Değil. Çarşamba, Farsça "dördüncü gün" anlamındaki çahārşanbe sözcüğünden geliyor. Ortak olan tek şey her ikisinde de bulunan çār, yani dört sayısı.
İlgili neydi'ler
- Pazar kelimesi nereden geliyor?
- İstanbul'un eski adları neydi?
- Ankara'nın eski adı neydi?
- Sümerbank neden kapandı?
- Arşiv kategorisi