Alo Kelimesi Nereden Geliyor?
O Neydi? Yazı İşleri5 dk okuma
"Alo" Türkçenin kendi ürettiği bir kelime değil, Fransızca "allô"dan doğrudan alınmış bir telefon ünlemi. Telefonun mucidi Alexander Graham Bell 1877'de hattı "ahoy" diyerek açmayı önerirken, rakibi Thomas Edison aynı yıl "hello"yu önerdi ve bu kazandı; Fransa'da "allô"ya dönüşen kelime oradan Osmanlı'ya, sonra Türkiye Cumhuriyeti'ne geçti. Türk Dil Kurumu bugün de kelimenin kökenini doğrudan "Fransızca allô" olarak kaydediyor.
Telefonu ilk açtığınızda ağzınızdan çıkan kelimenin bir mucidi olduğunu düşünmek tuhaf geliyor ama gerçekten öyle. 1876'da Bell'in patentini aldığı cihazın ilk yıllarında hattı nasıl açacağınıza dair hiçbir kural yoktu; kimi "buyurun" diyordu, kimi kendi adını söylüyordu, kimi hiçbir şey demeden bekliyordu. "Alo"nun Türkçedeki hikayesi de bu kargaşadan, bir Amerikan tartışmasının Avrupa üzerinden dolaşıp Anadolu'ya ulaşmasından geçiyor.
Bugün Türkiye'de "alo" yalnızca telefon açarken söylenen bir kelime değil, aynı zamanda kamu hizmetlerinin resmi adı. Alo 153'ten Alo 184'e kadar onlarca hat bu kelimeyi taşıyor ve hiçbiri tesadüf değil; kelime bir asırdan uzun süredir tam olarak bu işi, bir hattın açıldığını haber vermeyi yapıyor.
Edison mu Bell mi: hangisi kazandı
Telefon tarihindeki en az bilinen kavga, kimin icat ettiği değil, hattı açarken ne söyleneceğiydi. Bell'in kendi tercihi "ahoy"du; gemicilikten ödünç aldığı bu seslenmeyi telefon için de doğru buluyordu ve hayatı boyunca kendi hattını hep "ahoy, ahoy" diyerek açtı. Ama devreye giren Edison farklı düşündü: 1877'de Pittsburgh'daki Central District and Printing Telegraph Company'nin başkanına yazdığı mektupta "hello"yu önerdi, çünkü bu kelime kulakta net duyuluyordu ve başka hiçbir şeyle karışmıyordu.
Edison'un önerisi kazandı çünkü pratik bir sorunu çözüyordu. 1878'den itibaren kurulan ilk telefon santrallerinde çalışan operatörler, çoğunlukla genç kadınlar, hatları "hello" diyerek açacak şekilde eğitildi ve bu kadınlar zamanla "hello girls" olarak anılır oldu. 1880'e gelindiğinde Bell'in "ahoy"u tamamen kenara itilmiş, "hello" telefon açma kelimesi olarak yerleşmişti. Kelime oradan gündelik bir selamlaşma sözüne bile dönüştü.
Fransa üzerinden Osmanlı'ya
Avrupa kıtasında bu kelime aynen kopyalanmadı, uyarlandı. Fransa telefon şebekesini kurarken "hello"yu kendi diline "allô" olarak taşıdı; kökeninde Fransızca "holà" (dur bakalım, hey) ünlemi vardı ve bu da telefonun sesli, aniden başlayan doğasına uyuyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk telefon hatları 1880'lerin başında İstanbul'da, çoğunlukla yabancı şirketlerin ve büyükelçiliklerin kullanımı için döşendi; hattın diline de o dönemde Avrupa'yla en yoğun temas kurulan dil olan Fransızca damgasını vurdu.
Bu, tek örnek de değildi. Rusça'da "allo", Portekizce'de "alô", hatta Fransız sömürge geçmişi olan Vietnam'da bile aynı kelime hattı açma sözü olarak kullanılmaya başlandı. "Alo" böylece dünyada telefonla birlikte yayılan az sayıda ortak kelimeden biri oldu; her dilde küçük bir telaffuz farkıyla ama aynı kökten.
Türkçedeki resmi hali
Türk Dil Kurumu'nun Güncel Türkçe Sözlüğü'nde "alo" bir ünlem olarak kayıtlı ve kökeni açıkça "Fransızca allô" yazıyor. Sözlükteki birinci anlamı "telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü"; ikinci, kaba konuşmaya ait anlamı ise "alooo" biçiminde uzatılarak, karşıdakinin dikkatini çekmek için kullanılan bir seslenme. Yani kelimenin hem resmi hem gündelik-kaba iki ayrı hayatı var ve ikisi de sözlükte yan yana duruyor.
Cumhuriyet döneminde telefon şebekesi PTT eliyle büyürken "alo" kelimeyi bırakmadı; hatta zamanla devlet iletişim hatlarının markası haline geldi. Bugün İçişleri Bakanlığı'ndan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na kadar birçok kurum, vatandaşın arayacağı hattı "Alo" ön ekiyle duyuruyor.
Bugünkü Alo hatları: bir liste
- Alo 153, 1990'ların ortasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, Cevdet Tellioğlu'nun kurduğu bir birim olarak başladı ve zamanla tüm büyükşehir belediyelerine yayıldı. İstanbul'daki hat başlangıçta günde 8 saat çalışırken bugün 24 saat hizmet veriyor; 2010 yılına kadar İstanbul'a gelen başvuru sayısı 3 milyon 586 bini geçmişti.
- Alo 136, 2009'da kaçakçılığı ihbar etmek için kuruldu.
- Alo 140, 30 Ekim 2015'te terör ihbarları için açıldı.
- Alo 184, önce SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) adıyla çalışırken 21 Mart 2020'de COVID-19 danışma hattı görevini de üstlendi.
- 155 Polis İmdat, 2 Şubat 2017'de 112 sistemine entegre edilmeye başlandı ve süreç 6 Kasım 2019'da tamamlandı; bugün ayrı bir hat olarak değil, 112 Acil Çağrı Merkezi'nin bir parçası olarak çalışıyor.
Peki ne oldu?
Kelime bir asırdan uzun süredir görevini değiştirmeden sürdürüyor. Cep telefonu ekranında arayanın adı çıkmasına, mesajlaşmanın sesli aramanın önüne geçmesine rağmen, biri telefonu açtığında hâlâ "alo" diyor; bu, dilin en inatçı alışkanlıklarından biri. Devlet hatlarının 155 ve 156 gibi kısa numaralara doğru birleşmesiyle "Alo" ön eki bazı hatlarda geri planda kalsa da marka olarak silinmedi; Alo 153 ve Alo 184 hâlâ bu adla anılıyor ve resmi yazışmalarda da bu isimle geçiyor.
Hafıza köşesi
- "Alo'yu telefonla birlikte biz icat ettik" Hayır; kelime İngilizce "hello"nun Fransızca "allô" biçiminden Türkçeye geçti, Türkçenin özgün bir icadı değil.
- "Telefonu açarken söylenecek kelimeyi Graham Bell belirledi" Aslında Bell "ahoy"da ısrar etti ve kaybetti; kelimeyi öneren ve kazanan Thomas Edison'du.
- "Alo, TDK'nin tanımadığı bir argo kelime" Tam tersi: TDK Güncel Türkçe Sözlük'te "alo" resmi bir ünlem olarak kayıtlı, yalnızca uzatılmış "alooo" biçimi kaba konuşmaya ait sayılıyor.
Sık sorulanlar
Alo kelimesi hangi dilden geliyor?
Fransızca "allô"dan. Bu kelime de İngilizce "hello"nun telefon için uyarlanmış biçiminden türedi; Türk Dil Kurumu kökeni doğrudan Fransızca olarak kaydediyor.
Telefonda ilk kez kim "hello" dedi?
Kesin olarak tek bir kişi bilinmiyor ama kelimeyi telefon açma sözü olarak öneren isim Thomas Edison, 1877 yılında. Alexander Graham Bell ise ömrü boyunca "ahoy" demeyi tercih etti.
Alo 153 ne işe yarar?
Büyükşehir belediyelerinin vatandaş şikayet ve öneri hattı. 1990'ların ortasında İstanbul'da kuruldu, bugün Türkiye genelindeki büyükşehirlerde 24 saat çalışıyor.
Neden birçok devlet hattının adı "Alo" ile başlıyor?
Kelime bir asırdır Türkçede "telefonla ulaşılan yer" anlamını taşıdığı için kurumlar yeni bir hat açtığında akılda kalıcı olsun diye bu ön eki kullanmayı sürdürüyor; Alo 136, Alo 140 ve Alo 184 bu geleneğin devamı.
İlgili neydi'ler
- Çarşı kelimesi nereden geliyor? Dört yol ağzının hikayesi
- Pazar kelimesi nereden geliyor? Hem gün hem yer
- İzmir'in eski adı neydi? Smyrna'nın hikayesi
- Ankara'nın eski adı neydi? Ankyra'dan Angora'ya
- Arşiv kategorisi