Sokak Oyunlarının Unutulan İsimleri: Bilye, Çelik Çomak, Yağ Satarım
O Neydi? Yazı İşleri7 dk okuma

Bilye, çelik çomak ve yağ satarım üç ayrı sokak oyunu: biri cam toplarla, biri iki sopayla, biri bir mendille oynanıyor. Üçünün de ortak yanı, adının ve kuralının yöreye göre değişmesi. Vikipedi'ye göre cam toplara Bursa'da "cilli", Ege'de "meşe", Sivas'ta "cıncık" deniyor. Çelik çomakta kısa sopa 15-25 cm, uzun sopa 50-80 cm arasında anlatılıyor. Yağ satarım ise 5 veya daha fazla kişiyle, 10-15 metre çaplı bir çemberde oynanıyor. Hangisinin ne zaman bıraktığımıza dair elimizde tarihli bir kayıt yok.
Bu üç oyunu çoğumuz aynı sokakta, aynı yaz akşamında oynadık sanıyoruz. Oysa bir arkadaşınızla aynı mahallede büyümüş olsanız bile, bilyeye "misket" mi "cilli" mi dediğiniz, çeliği havada yakalayana ne olduğu, ebenin yakalanınca değişip değişmediği evden eve farklı olabilirdi. Kaynaklar bunu açıkça yazıyor.
Her oyunu açtığımız kaynakların yazdığı kadarıyla anlattık. Kaynakların birbirini tutmadığı yerde bunu belirttik, hangi sayının hangi sayfadan geldiğini de en sonda listeledik. Tekerleme sözlerini yazmadık, çünkü onlar sözlü kültürün işi ve sayfaya dökülünce bir çocuğun sesinden başka bir şeye dönüşüyor.
Bilye: aynı oyun, beş farklı ad
Vikipedi'nin "Misket" maddesine göre misket, genellikle kemik, cam veya demirden yapılan küçük, sert, küre biçimli toplara verilen ad. Türkiye'de renkli cam bilyelere misket deniyor ve en çok oynanan oyunlar tumba, kuyu ve üçgen. Aynı madde bölgesel adları da sayıyor: Bursa'da "cilli", Ege'de "meşe", Balıkesir'in Susurluk, Bandırma ve Erdek ilçelerinde "garit", Sivas'ta "cıncık".
Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün oyunlar sayfası ise aynı oyunu "Misket (Şaka-Bilye)" başlığıyla veriyor. Sayfa, 7-15 yaş arası 2-4 oyuncu öngörüyor. İlk atış mesafesi 3-5 metre, kural basit: bir oyuncu misketini ileri atıyor, ötekiler sırayla kendilerine en yakın misketi parmakla attıkları misketle vurmaya çalışıyor. Vuran, vurduğu misketi alıyor. Vuramayanın sırası geçiyor. Sayfada "şaka" adının hangi yöreye ait olduğu yazmıyor, o yüzden biz de bir yöreye bağlamıyoruz.
Oyunun içindeki terimler de ayrı bir dil. Vikipedi'ye göre atış yapılan misket "eldeş", beyaz desenli mermerimsi misket "kemik", kenardaki misket "baş". Tumbada dik dizilen misketlerden başı vuran, sonrakileri de alıyor. Üçgende amaç, çizilen üçgenin içindeki misketleri atışla dışarı çıkarmak. Şap, çukur ve karış da aynı maddede anlatılan başka türler. Karışta örnek ödül "2 karış, 1 misket" olarak verilmiş.
Misketin dünyadaki tarihi, bizim sokaktan çok eski. Vikipedi'ye göre 1588'de İngiltere'de Tinsley Green'de ilk Dünya Misket Şampiyonası düzenlenmiş. 1815'te İngiltere'de misketler üzerine ilk kitap yayımlanmış. 1840'larda Alman cam ustaları cam artıklarından bilye üretmeyi sağlayan misket makasını icat etmiş. 1890'da ilk makine yapımı misketler Almanya'da üretilmiş. Bu tarihlerin hiçbiri Türkiye'deki mahalle oyununa doğrudan bağlanmıyor, sadece oyuncağın ne kadar yaşlı olduğunu gösteriyor.
Bilyenin nasıl oynandığını kural kural okumak istiyorsanız sitedeki Misket (Bilye) Oyunları Nasıl Oynanırdı? yazısına bakabilirsiniz.
Çelik çomak: iki sopa, bir çukur
Çelik çomakta kısa sopaya "çelik", uzun sopaya "çomak" deniyor. KURE Ansiklopedi'ye göre çelik 15-25 cm, çomak 50-80 cm. Oyun çukuru zeminde 10-15 cm derinliğinde açılıyor, alternatif olarak çelik iki taşın arasına konuyor. Tercih edilen ağaçlar ceviz, meşe ve kayısı olarak sayılmış.
Ölçüler kaynağa göre kayıyor. Vikipedi'nin "Çelikçomak" maddesi çeliği 20-30 cm, çomağı onun 2-3 katı uzunlukta veriyor. Uşak sayfası yaklaşık 30 cm ile yaklaşık 70 cm diyor. Üç kaynak, üç ayrı ölçü. Bu bir çelişki değil, oyunun bir ölçü cetveliyle değil elde bulunan sopayla oynandığının işareti.
Oynanışta da ayrım var. KURE'deki anlatımda çelik çukura konuyor, çomakla altına vurulup havalandırılıyor, havadayken bir kez daha vurulup uzağa gönderiliyor. Rakip oyuncular çeliği havada yakalarsa hücum sırası onlara geçiyor. Yakalanmazsa, çeliğin düştüğü yere kadar olan mesafe çomak boyuyla ölçülüyor ve her çomak boyu bir puan sayılıyor.
Uşak sayfasındaki oyun başka türlü işliyor. Orada oyunda ebe yok, en az ikişer kişilik iki grup var. Çukurdan yaklaşık 20 adım uzakta bir çizgi çiziliyor. Karşı gruptan biri uzun sopayı çukurun üstüne yatay koyuyor, oyuncu çizgiden küçük sopayı ona atıyor. Vurursa küçük sopayı havaya kaldırıp büyük sopayla vuruyor ve küçük sopanın düştüğü yere kadar kaybeden grubun oyuncuları sekerek gidiyor. Vikipedi'ye göre "çukura girdirme", "kısa oyun" ve "uzun oyun" diye üç ayrı biçim de var. Burdur'da ise KURE'ye göre "yumruk", "apıç" ve "çitme" adlı özel vuruş teknikleri kullanılıyor.
Oyunun kökeni net değil. KURE kökenin tam belgelenmediğini, Orta Asya Türk topluluklarının atlı yaşam kültürüne dayandığının düşünüldüğünü yazıyor. Hindistan'daki gilli-danda ve İngiltere'deki tip-cat benzer oyunlar olarak anılıyor. KURE'nin kaynakça kısmında Oğuz ve Beden'in 2005 tarihli Çorum çalışması, Özyürek'in 2019 tarihli çalışması, Aslışen ve Hasibe ile Büyüklişi'nin 2021 tarihli Laz kültürü çalışmaları geçiyor. Yani oyun yalnızca hatırlanmıyor, akademik olarak da derleniyor.
Yağ satarım bal satarım: mendil, çember, iki tur
Üç oyunun en az malzemeli olanı bu. Gereken tek şey bir mendil. Uşak sayfasına göre yaş grubu 8-16, oyuncu sayısı 5 veya daha fazla, çember 10-15 metre çapında. Ebe sayışarak ya da gönüllü seçiliyor. Oyuncular çemberde içe bakacak şekilde oturuyor, ebe çemberin dışında dolaşıp mendili birinin arkasına bırakıyor.
Mendili fark eden oyuncu kalkıp ebeyi kovalıyor. Uşak sayfasındaki kurala göre ebe iki tur atıp yakalanmazsa ya da kovalanan oyuncunun boşalttığı yere oturursa, mendili bırakılan oyuncu yeni ebe oluyor. Kovalanan oyuncu ebeyi yakalarsa ebe aynı kişi olarak devam ediyor. Vikipedi'nin "Çocuk oyunu" maddesi de aynı mantığı anlatıyor ve oyunun tekerlemeli olduğunu, mendilin bir ucuna düğüm atıldığını yazıyor.
Oyunu "yağ satarım bal satarım" yapan, bırakılan mendilden önce söylenen tekerleme. Sözlerini bilen biri bunu okuyunca zaten kafasında duyuyor, bilmeyen biri için sözleri buraya yazmak bir şey eklemiyor. Vikipedi maddesi de bu oyunu Birdirbir ve Körebe ile birlikte tekerleme söylenen oyunlar arasında sayıyor.
İlginç olan şu: Vikipedi bu oyunu oturarak oynanan bir kovalamaca olarak anlatıyor, Uşak sayfası da aynısını söylüyor, ama oyunun bölgesel bir adı olup olmadığı iki kaynakta da yazmıyor. Başka adı olduğunu iddia eden sayfalar bulduk, fakat bunlar bilgi yarışması sitesi gibi zayıf kaynaklardı. Bu yüzden başka bir ad yazmıyoruz.
Sokakta oynanan başka şeyler
Bu üç oyun tek başına durmuyordu. Aynı sokakta saklambaç ve seksek, dokuz kiremit, yakan top ve istop da vardı. Bunların her biri için ayrı bir yazımız var. Genel bir sokak oyunları dökümü arıyorsanız 90'larda oynanan sokak oyunları ve kuralları yazısı iyi bir başlangıç.
Vikipedi'nin "Çocuk oyunu" maddesi saklambacı da anlatıyor. Ebe duvara dönük sayıyor, saklananlar ebeden önce duvara dokunmaya çalışıyor, ebe bulduğu oyuncunun adını söylüyor. Ebe adı yanlış söylerse tur iptal oluyor ve ebe yeniden başlıyor. Çelik çomak, yağ satarım ve bilye ile saklambaç aynı çocuk oyunları maddesinde yan yana duruyor, çünkü hepsi sözlü aktarımla yaşayan oyunlar.
Peki ne oldu?
Bu oyunların sokaktan ne zaman çekildiğine dair tarihli bir kayıt bulamadık. Bir tarih uydurmak yerine elimizdeki gerçeği yazıyoruz: oyunlar bitmedi, kurumsal sayfalara ve ansiklopedilere taşındı. Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfası Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde duruyor, KURE Ansiklopedi her oyun için ayrı bir madde tutuyor. KURE'nin çelik çomak sayfası, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bazı ders içeriklerinde geleneksel çocuk oyunlarına yer verildiğini ve belediyelerle kültür müdürlüklerinin geleneksel oyun festivalleri düzenlediğini yazıyor.
Bu, oyunun eskisi gibi her sokakta oynandığı anlamına gelmiyor. Sadece bütünüyle kaybolmadığını gösteriyor. Üçünü de oynamak için bugün bile bir mendil, iki sopa ve bir avuç cam top yetiyor.
Hafıza köşesi
- "Bilyenin adı her yerde misketti." Vikipedi'ye göre Bursa'da "cilli", Ege'de "meşe", Susurluk, Bandırma ve Erdek'te "garit", Sivas'ta "cıncık" deniyor. Uşak sayfası "şaka-bilye" adını da veriyor.
- "Çelik çomakta çelik yakalanınca oyun biter." Kaynağa göre değişiyor. KURE'de çelik havada yakalanırsa hücum sırası karşı takıma geçiyor, Uşak sayfasındaki oyunda böyle bir yakalama kuralı yok, kaybeden grup sekerek gidiyor.
- "Yağ satarım'da kovalayan yakalarsa ebe değişir." Tersi doğru. Uşak sayfasına ve Vikipedi'ye göre kovalanan oyuncu ebeyi yakalarsa ebe aynı kişi olarak devam ediyor. Ebe boş yere oturursa ebelik mendil bırakılan oyuncuya geçiyor.
Sık sorulanlar
Bilye ile misket aynı şey mi?
Evet, ama kullanımı yöreye göre değişiyor. Vikipedi'ye göre Türkiye'de renkli cam bilyelere misket deniyor ve Bursa'da cilli, Ege'de meşe, Sivas'ta cıncık gibi adlar da var. Uşak sayfası ise oyunu "Şaka-Bilye" olarak veriyor.
Çelik çomak nasıl oynanır?
Kısa sopa olan çelik, çomakla havaya kaldırılıp tekrar vurularak uzağa gönderilir. KURE'ye göre çelik yakalanırsa hücum rakibe geçer, yakalanmazsa düştüğü yere kadar olan mesafe çomak boyuyla ölçülüp her boy bir puan sayılır. Uşak sayfasındaki biçimde kaybeden grup çeliğin düştüğü yere kadar sekerek gider.
Yağ satarım bal satarım kaç kişiyle oynanır?
Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfasına göre 5 veya daha fazla kişiyle, 10-15 metre çaplı bir çemberde oynanır. Yaş grubu 8-16 olarak verilmiş, tek malzeme bir mendil.
Bu oyunlar neden unutuldu?
Açtığımız kaynaklarda nedenini açıklayan tarihli bir çalışma bulamadık. Üç oyunun da kurumsal sayfalarda ve akademik çalışmalarda yaşadığı kesin, ama sokaktan neden çekildiklerine dair bir kaynak yok. Bunu tahminle doldurmuyoruz.
İlgili neydi'ler
- Misket (Bilye) Oyunları Nasıl Oynanırdı? Kural Kural Rehber
- Saklambacın ve Seksek'in Eski Adları: Sokak Oyunlarının Kökeni
- Dokuz Kiremit Nasıl Oynanır? Kurallarıyla Bir Sokak Klasiği
- Yakan Top Nasıl Oynanır? Kurallarıyla Bir Teneffüs Klasiği
- İstop Nasıl Oynanır? Topu Havaya Atıp İsim Bağırma Oyunu
- Unutulan oyunlar kategorisi