Kokulu Silgi Koleksiyonun Var mıydı? Kırtasiye Nostaljisi
O Neydi? Yazı İşleri5 dk okuma

Çocukken kalemliğinin fermuarını açtığında burnuna çilek, elma ya da sakız kokusu mu geliyordu? Cevabın evetse yalnız değilsin: kokulu silgi biriktirmek o dönemde neredeyse bir statü oyunuydu. Teneffüste kimin kalemliğinde kaç tane, hangi kokuda, hangi şekilde silgi var karşılaştırılır, en çok kokulu ve en ilginç şekilli silgiye sahip olan çocuk biraz da imrenilirdi.
O yılların silgileri kabaca iki gruba ayrılırdı: sert, kâğıdı kirletip yırtan, kötü kokan ucuz silgiler ve yumuşak, güzel kokan, iyi silen "kaliteli" silgiler. Aradaki fark hem harçlıkta hem itibarda hissedilirdi. Harçlığın bir kısmı bu silgilere giderken geri kalanı da genelde teneffüste artık üretilmeyen çikolatalar ve abur cuburlar için harcanırdı.
Arılı Silgi: Kalemliğin Baş Tacı
"Arılı silgi" tabiri o dönemin öğrenci diline öyle bir yerleşmişti ki bugün hâlâ nostalji anlatılarında adı geçiyor. Yumuşak dokusu ve iyi silme performansıyla tanınan bu silgiler, iyi bir uçlu kalemin yanında bulunması gereken en iyi dost sayılırdı. Ucuz, sert, kâğıdı kirletip yırtan silgiler ise hep ikinci sınıf muamelesi görürdü. Bu ayrım o kadar netti ki bir çocuğun kalemliğine bakarak bile silgi konusunda ne kadar "seçici" olduğu anlaşılırdı.
Ruj Silgiler: Kızların Gizli Modası
Ruj şeklinde, kapağı gerçek bir kozmetik ürünü gibi açılıp kapanan silgiler özellikle kız öğrenciler arasında neredeyse zorunlu bir aksesuardı. Kapağını havalı şekilde açıp kapatmak, silmekten çok daha önemliydi; çoğu zaman hiç kullanılmadan kalemlikte saklı kalır, sadece göstermek için çıkarılırdı. Bu dönemde kız öğrencilerin çoğunun çantasında en az bir tane ruj görünümlü silgi bulunması sıradan bir detaydı.
Japon Puzzle Silgiler: Parçalanıp Birleşen Mucize
Kırtasiyelerin daha pahalı raflarında duran, parçalarına ayrılıp yeniden birleştirilebilen hayvan, araba ya da yiyecek şeklindeki silgiler genelde "Japon silgi" diye anılırdı. Bugün de İwako gibi markalar aynı puzzle silgi konseptini üretmeye devam ediyor ve bu ürünler artık doğrudan "nostaljik silgi" etiketiyle satılıyor. O yıllarda ithal ve pahalı olmaları yüzünden koleksiyon yavaş büyürdü; her yeni parça, eve gelen misafire gösterilecek küçük bir gurur kaynağıydı.
Kalem Kutusu: Bir Öğrencinin Mal Varlığı
Kalemlik, o yaşta bir çocuğun sahip olduğu en değerli eşya sayılırdı. İçine sanki bütün dünyayı sığdıracakmış gibi büyük gözlü, çok bölmeli modeller tercih edilirdi; keçeli kalemler, pastel boyalar, kurşun kalemler ve uçlu kalemler hepsi kendine ayrılmış bölmede dururdu. Yeni açılan bir kalemliğin kokusu bile başlı başına bir hatıraydı, o kokuyu bugün bile bir kırtasiyeden geçerken hatırlayanlar var. Metal menteşeli, iki katlı, üst katı kalkınca kalemleri gösteren kalemlikler ayrı bir ayrıcalıktı; o menteşenin ses çıkarması bile sınıfta dikkat çekmek için yeterliydi.
Silgi Takası: Teneffüsün Küçük Borsası
Koleksiyon büyütmenin en hızlı yolu satın almak değil takas etmekti. Nadir bulunan bir kokuyu ya da yeni gelen bir puzzle silgiyi elinde tutan çocuk, teneffüste aranan isim olurdu; iki sıradan silgiye karşı bir özel silgi, bazen de en sevilen çıkartmaya karşı bir tane değiş tokuş edilirdi. Bu küçük pazarlıklar, kimin elinde ne olduğunu bilen, kimin daha önce kimseye göstermediği bir silgiyi sakladığını takip eden gayri resmi bir sosyal ağ yaratırdı. Kaybedilen ya da çalınan bir silgi için gerçek bir üzüntü yaşanır, bazen günlerce konuşulurdu.
Kalemliğin Arkasındaki İsim: Adel ve Faber-Castell
Türkiye'de o dönemde elden geçen kalemlerin, silgilerin ve boyaların büyük kısmı tek bir üreticiden çıkıyordu. Adel Kalemcilik 1969 yılında İstanbul Kartal'da kuruldu ve kuruluşundan beri sürdürdüğü iş birliğini 1995 yılında Alman Faber-Castell ile resmi ortaklığa taşıdı. Faber-Castell'in kendisi ise çok daha eski: kurucusu marangoz Kaspar Faber, 1761 yılında Nürnberg yakınlarındaki Stein'da günde beş kurşun kalem üreterek işe başlamış, bugün dünyanın en eski kalem üreticilerinden biri unvanını hâlâ taşıyor. Yani o dönem çantanda taşıdığın "Adel" yazan silgi ile ithal Faber-Castell kalemi aslında aynı iş birliğinin iki farklı yüzüydü. Adel bugün 36 bin metrekarelik bir tesiste ağaç cidarlı kurşun kalemden oyun hamuruna kadar geniş bir ürün gamı üretiyor, yani o dönem elinde tuttuğun neredeyse her ürün gerçekten aynı fabrikadan çıkmış olabilir.
Kalemtıraş Renk Kavgaları
Kalemtıraş seçimi bile bir kişilik meselesiydi: kimi pembe-kırmızı tonları tercih eder, kimi mavileri severdi. Metal bıçaklı, yuvarlak, hazneli kalemtıraşlar özellikle resim derslerinde renkli kalem uçlarını korumak için sürekli elden geçerdi, hazneyi boşaltmak da ayrı bir görevdi. Hazne dolduğunda talaşı sıraya ya da çöp kutusuna dökmeden taşımak neredeyse bir beceri sınavıydı, çoğu zaman talaş cebe ya da çantanın dibine dökülürdü.
Havalı Yapıştırıcı ve Defter Kaplama Ritüeli
Okul alışverişinin bir diğer sabit kalemi, kapağı döndürülerek açılan havalı yapıştırıcıydı. Defterler ise kırtasiyeden alınan şeffaf ya da desenli kaplarla, genellikle aile büyükleriyle birlikte oturup kaplanırdı; bu iş tek başına bir akşam etkinliğiydi. Kaplama bittikten sonra köşelere etiketler jilet ile düzgünce kesilip yapıştırılır, defter neredeyse yeni bir kimliğe bürünürdü.
Abaküs ve Alçı Kalıp: Çantanın Diğer Sakinleri
İlkokulda matematik dersi için istenen abaküs çantadan hiç eksik olmazdı. İş eğitimi ya da beceri derslerinde ise toz halindeki alçı kalıba dökülür, kuruduktan sonra guaj ya da sulu boya ile boyanırdı; bu, kırtasiye listesinin en dağınık ama en eğlenceli maddesiydi. Bu tür el işi derslerinin arasındaki teneffüslerde oynanan 90'larda oynanan sokak oyunları da aynı okul bahçesinin değişmez parçasıydı.
Hafızanın Oynadığı Oyun
Çoğumuz o kokulu silgilerin hepsinin Uzakdoğu'dan, özellikle Japonya'dan geldiğini hatırlar. Bu kısmen doğru: puzzle silgilerin önemli bir bölümü gerçekten ithaldi ve "Japon silgi" tabiri de buradan geliyordu. Ama kalemlikteki silgilerin, kalemlerin ve boyaların büyük çoğunluğu aslında Kartal'da üretilen yerli Adel ürünleriydi. Yani hafıza "hepsi ithaldi" derken biraz abartıyor; gerçek daha çok yerli üretimle ithal ürünün karışımıydı.
Peki Şimdi Ne Oldu?
Adel Kalemcilik hâlâ Türkiye'nin en büyük kalem ve kırtasiye üreticilerinden biri, Faber-Castell ortaklığı da sürüyor; şirket 2015 yılında Kocaeli Çayırova'daki yeni ve çok daha büyük üretim tesisine taşındı. Puzzle silgi konsepti de kaybolmadı, bugün "nostaljik silgi" ya da "meyve kokulu silgi" etiketiyle internet kırtasiyelerinde hâlâ satılıyor, artık doğrudan yetişkinlerin nostaljisine hitap ediyor. Yani o kalemlikteki dünya tamamen kaybolmadı, sadece hedef kitlesi değişti: eskiden çocuğa satılan ürün, şimdi o çocuğun büyümüş haline satılıyor. Aynı dönemde arkadaşlar arasında dolaşan sorularla dolu defterleri özleyenler için hatıra defterine yazılan klişeler yazımıza da göz atabilirsin.