Türkçe internetin hatırlama motoru
O Neydi?

Dial-up Sesinin Anlamı Neydi? O Cızırtı Aslında Ne Yapıyordu?

O Neydi? Yazı İşleri2 dk okuma

Dial-up Sesinin Anlamı Neydi? O Cızırtı Aslında Ne Yapıyordu?

İnternete bağlanırken duyduğunuz o cızırtı rastgele bir gürültü değildi. İki modemin birbirine kendini tanıttığı, hangi hızda konuşacaklarına karar verdiği ve telefon hattının ne kadar bozuk olduğunu ölçtüğü bir pazarlıktı. Bugün saniyeler içinde sessizce olan her şey, o zaman hoparlörden duyuluyordu.

Teknik adı handshake, yani el sıkışma. Ses açıktı çünkü kullanıcının bağlantının hangi aşamada takıldığını duyarak anlaması isteniyordu. Deneyimli kullanıcı, bağlantının kopacağını daha cızırtı bitmeden anlardı.

Sesin içindeki adımlar

O 20-30 saniyelik kayıt aslında sırayla şunları içeriyordu:

1. Çevir sesi ve numara. Modem telefon hattını açıyor, servis sağlayıcının numarasını tuşluyordu. Duyduğunuz ilk tıkırtılar buydu. Hattı biri kaldırdıysa ya da başka biri konuşuyorsa bağlantı burada ölürdü.

2. Karşı modemin cevabı. Uzaktaki modem "buradayım" anlamına gelen tek bir tiz ton yolluyordu. Bu ton bir çeşit kimlik: karşıdakinin faks değil modem olduğunu söylüyordu.

3. Hız pazarlığı. İki taraf, destekledikleri protokolleri sırayla sayıyordu. Bu, sesin en karmaşık kısmıydı. 56k modem, karşı taraf 33,6 destekliyorsa 33,6'ya iniyordu; hat gürültülüyse daha da aşağı.

4. Hat ölçümü. İşte o meşhur "beyaz gürültü" bölümü. Modem, telefon hattının hangi frekanslarda ne kadar bozulma yaptığını ölçmek için bilinçli olarak geniş bir gürültü yolluyordu. Karşı taraf gelen sesi kendi bildiği kopyayla karşılaştırıp hattın haritasını çıkarıyordu.

5. Sessizlik. Ses birden kesildiğinde bağlantı kurulmuş demekti. Modem hoparlörü kapatıyor, veri akmaya başlıyordu.

Neden bu kadar uzun sürüyordu?

Çünkü ses, saniyede taşınabilecek bilginin fiziksel sınırına dayanıyordu. Telefon hattı insan konuşması için tasarlanmıştı: kabaca 300 ile 3400 hertz arası dar bir bant. Modem, veriyi bu dar aralığa sıkıştırmak zorundaydı. 56k, o bandın teorik tavanına neredeyse değen bir rakamdı; daha fazlası için hattın kendisini değiştirmek gerekiyordu. ADSL'in yaptığı tam olarak buydu: aynı bakır tele, telefonun kullanmadığı yüksek frekansları kullanmayı öğretti.

Peki ne oldu?

Türkiye'de çevirmeli bağlantı, 2000'lerin ortasından itibaren ADSL yayıldıkça hızla eridi. Ölümünün asıl sebebi hız değil, hattı meşgul etmesiydi. İnternetteyken telefon çalmıyordu; evde tek hat varsa internet bir aile meselesine dönüşüyordu. ADSL aynı telden ses ve veriyi ayırdığında bu sorun ortadan kalktı ve çevirmeli bağlantı bir gecede eskidi.

Bugün o ses bir nostalji nesnesi. İnternet arşivlerinde kayıtları dolaşıyor, dizilerde "eski internet" göstergesi olarak kullanılıyor.

Hafıza köşesi

  • "Ses kapatılabiliyordu." Doğru. Modem komut setinde hoparlörü susturan bir ayar vardı; çoğu kullanıcı bunu bilmediği için 30 saniyelik konser her bağlantıda tekrarlanırdı.
  • "Her seferinde aynı sesti." Değildi. Hat kalitesi değiştiği için ölçüm bölümü her seferinde biraz farklı çıkardı. Kulağınız alıştıysa, bağlantının bu sefer yavaş olacağını sesten sezerdiniz.
  • "Cızırtı veriydi." Hayır. Duyduğunuz kısım verinin kendisi değil, veri akışından önceki hazırlıktı. Asıl veri aktarımı başladığında hoparlör çoktan kapanmıştı.

İlgili neydi'ler

Kaynaklar

Bu yazıdaki teknik anlatım, modem el sıkışma protokollerinin (V.34, V.90) kamuya açık standart tanımlarına dayanıyor. Türkiye'deki geçiş tarihleri için tek bir resmî kayıt bulunamadığından, yazıda kesin tarih yerine dönem aralığı verilmiştir.

Paylaş:WhatsAppX