Türkçe internetin hatırlama motoru
O Neydi?

Gazoz Kapağı Biriktirme Devri: Kapak Toplayan Neslin Hikâyesi

O Neydi? Yazı İşleri5 dk okuma

Gazoz Kapağı Biriktirme Devri: Kapak Toplayan Neslin Hikâyesi
Kısa cevap

Gazoz kapağı biriktirmek, Türkiye'de çocukların hem oyun malzemesi hem koleksiyon merakıydı. Kapak, 1892'de Baltimore'da William Painter'ın patentini aldığı tek kullanımlık "crown cork" kapağın torunu. Ankaralı mühendis Hasan Sönmezyurt 50 ili gezip 70.000 kapak ve 4.000 şişe topladı; ona göre Cumhuriyet döneminde Türkiye'de 3 bine yakın gazoz imalathanesi vardı, gazoz ise 1860'larda ülkeye girmişti.

Her mahallenin bir bakkalı, her bakkalın da bir gazoz kasası vardı. Kapak açılır, gazoz içilir, kapak cebe atılırdı. Bu basit döngü milyonlarca çocuk için bir oyuna, bazıları için de ömür boyu süren bir koleksiyona dönüştü. Biriktirme merakının kökünde Türkiye'nin gazoz sanayisinin genişliği yatıyor: her şehrin, hatta bazı ilçelerin kendine ait bir markası vardı ve her marka ayrı renkte, ayrı yazılı bir kapakla geliyordu.

Bu yazıda kapağın nereden geldiğine, onunla nasıl oynandığına, bir koleksiyoncunun yirmi yılına ve en bilinen gazoz markalarının yollarının nasıl ayrıldığına bakıyoruz. Kaynağını gördüğüm bilgiyle yetiniyorum; kaynakların birbirini tutmadığı yerlerde bunu belirttim.

Asıl mesele: kapak nereden çıktı, neden bu kadar çok çeşit vardı

Bizim "gazoz kapağı" dediğimiz parçanın teknik adı crown cork, yani taç mantar. Mucidi Baltimore'da yaşayan William Painter. Painter 2 Şubat 1892'de üç patent aldı ve kapağın en akıllı yanını cihazın kendisinde değil, iş modelinde buldu: kapak ucuzdu, bir kez kullanılıp atılacaktı, dolayısıyla her şişe yeni bir kapak satışı demekti. Tasarım ince bir mantar tabana ve şişenin ağzına kenetlenen kıvrımlı kenara dayanıyordu. Şişe ağızları 1923'te standartlaştı ve aynı tasarım bugün hâlâ kullanılıyor.

Gazoz sözcüğü ise Fransızca "gazeuse" (gazlı) ya da İngilizce "gaseous" sözcüğüne dayanıyor; Türkçede limon ve misket limonu aromalı, gazlı tatlı içeceklerin genel adı. Hasan Sönmezyurt'un araştırmasına göre gazoz Türk topraklarına 1860'larda girdi ve Cumhuriyet döneminde 3 bine yakın imalathane vardı. Bu sayı Anadolu Ajansı'nın haberinde Sönmezyurt'un tespiti olarak geçiyor, bağımsız bir sayım değil. Yine de mantık açık: bu kadar üretici bu kadar farklı kapak tasarımı demekti. Bir çocuk için kapak biriktirmek bir anlamda coğrafya toplamaktı; her tatilde, her akraba ziyaretinde başka bir şehrin kapağı cebe girerdi.

Dönem bağlamı: kapaksız gazoz, oyunsuz mahalle olmazdı

Kapağın pratik bir kullanımı da vardı: oyun malzemesiydi. Emet Ceviz Dere Araştırma Derneği'nin Kütahya Emet'ten derlediği oyunda her çocuk ortaya eşit sayıda kapak koyar, kapaklar bir çizgi üzerinde dizilir. Oyuncular belirli bir mesafeden sırayla bir taşı kapakların üstüne atar ve vurdukları kapakları kendilerine katar. Taş kapakların ötesine geçmişse oyuncuya ikinci atış hakkı verilir; geçmemişse sıra rakibe geçer. Oyun ortada kapak kalmayana kadar sürer, sonra kapaklar yeniden dizilir. Derneğin notuna göre oyunun bölgeye göre değişen biçimleri var, anlatılan genel oynanış bu.

Bu oyun için tek koşul bir taş ve yeterince kapaktı. Başka hiçbir ekipman gerekmiyordu, bu da onu her mahallede, her gelir grubunda erişilebilir kılıyordu.

Somut detaylar: bir koleksiyoncunun yirmi yılı, üç markanın yolu

Hasan Sönmezyurt, Anadolu Ajansı'nın haberinin yazıldığı sırada 49 yaşında, Ankara'da yaşayan bir mühendisti. Yirmi yıl boyunca 50 il ve ilçeyi gezdi; köy kahvelerinden inşaat alanlarına kadar gazoz parçası aradı. Koleksiyonu 70.000 kapak ve 4.000 şişeye ulaştı; ayrıca imalathanelere ait belgeler, tabelalar, ahşap ve plastik kasalar, meyve suyu, su, maden suyu, süt ve ayran şişeleri var. Amacı Türkiye'nin bir gazoz haritasını ve envanterini çıkarmak, 70-80 yaşındaki usta gazozculardan bilgi derlemek. En az bulunan ürün olarak "asker gazozlarını" gösteriyor.

Markalar tarafında yollar çok farklı gitti:

  • Çamlıca: 1946'da Kadıköy'de Ekrem ve Nazif Erkli kardeşler tarafından kuruldu. Üretim sonra Altunizade'ye, ardından Adapazarı'na taşındı; Altunizade'deki arsa Sabancı Grubu'na satıldı. Adapazarı tesisi deprem hasarı gördü, şirket mali zorluğa düştü ve Ülker Gıda'nın eline geçti. 2015'te Cola Turka ve Saka ile birlikte Japon DyDo Drinco'ya satıldı.
  • Uludağ: Kökeni 1877'de Talat Paşa, Fuat Bey ve bir Fransız yatırımcının Keşiş Dağı maden suyunu şişelemesine uzanıyor. İlk işletme imtiyazı 1912'de Sultan Mehmed Reşad tarafından verildi. Mehmet Hakkı Erbak işletmeyi 1925'te devraldı; ilk gazoz imalathanesi 1930'da Bursa'da Setbaşı'nda açıldı. Efsanevi formülü Nuri Erbak geliştirdi; kaynaklar bunu 1932 ya da 1933 olarak veriyor. Dağın adının Uludağ'a çevrildiği yıl da 1926 ile 1931 arasında değişiyor. Şirket 1966'da bir İtalyan makinesi aldı, 1975'te franchising ile Avrupa'ya (Hollanda ve Almanya) açıldı, 1981'de Türkiye'nin ilk 1 litrelik PET şişeli doğal maden suyunu çıkardı, 1985'te diyet ürünlerine girdi, 1999'da Dünya Ambalaj Yıldızı ödülünü aldı. 2009'da ihracatı 13,5 milyon dolara, dağıtım ülkesi sayısı 40'a ulaştı.
  • Fruko: Burada bir düzeltme gerekiyor. Fruko eski bir Cumhuriyet dönemi markası değil; Vikipedi'ye göre Tamek Holding tarafından 1967'de kuruldu, Mart 2002'den itibaren PepsiCo'ya devredildi. Zirvede 6 üretim tesisi ve 4 dağıtım merkezi vardı ve "on yüz bin milyon baloncuk" sloganıyla biliniyordu.

Peki ne oldu?

Yerel gazoz markalarının çoğunun neden kapandığına dair bu yazıda doğrulanmış tek bir genel neden yok; her marka kendi yolundan gitti. Çamlıca mali ve fiziksel bir darbeden sonra el değiştirdi. Uludağ ise franchising, ihracat ve ambalaj yeniliğine yöneldi. Fruko Türk sahipliğinden çıkıp bir çokuluslu şirketin portföyüne girdi.

Kapak merakı büyük ölçüde koleksiyoncuların elinde yaşıyor. Sönmezyurt gibi biriktirenler arşivi bir müze gibi tutuyor; "gazoz haritası" fikri de eski gazozcular yaşlandıkça bilginin kaybolacağı korkusuna dayanıyor.

Hafıza köşesi

  • "Gazoz kapağı Türk icadı, bizim mahalle oyunumuzun parçası." Aslında kapağın kendisi 1892'de Baltimore'da William Painter'ın üç patentle koruduğu bir buluş; Türkiye'ye gazozla birlikte girdi ve oyun kültürü onun üstüne kuruldu.
  • "Herkes aynı üç dört markayı biriktirirdi." Aslında Sönmezyurt'un tespitine göre Cumhuriyet döneminde 3 bine yakın imalathane vardı; çeşitlilik hatırlanandan çok daha genişti.
  • "Fruko, Uludağ ve Çamlıca'nın hepsi eski Osmanlı markaları." Aslında Uludağ'ın kökü 1877'ye, Çamlıca 1946'ya uzanıyor; Fruko ise 1967'de kuruldu.

Sık sorulanlar

Gazoz kapağıyla nasıl oyun oynanırdı?

Emet'ten derlenen biçimde her oyuncu ortaya eşit sayıda kapak koyar, kapaklar bir çizgi halinde dizilir. Oyuncular belirli bir mesafeden sırayla taş atar, vurdukları kapakları alırlar. Oyun ortada kapak kalmayana kadar sürer.

Türkiye'de kaç farklı gazoz markası vardı?

Kesin bir sayı yok. Koleksiyoncu Hasan Sönmezyurt'un tespitine göre Cumhuriyet döneminde 3 bine yakın gazoz imalathanesi faaliyet gösteriyordu. Bu sayı resmî bir kayıttan değil, onun saha çalışmasından geliyor.

Bugün hâlâ gazoz kapağı koleksiyoncuları var mı?

Evet. Hasan Sönmezyurt 20 yıldır kapak, şişe ve imalathane belgesi topluyor; koleksiyonu 70.000 kapak ve 4.000 şişeye ulaştı.

Çamlıca ve Uludağ gazozları hâlâ üretiliyor mu?

Uludağ markası, 2009 verisine göre 40 ülkeye dağıtım yapıyor ve 13,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyordu. Çamlıca Ülker'e geçti, 2015'te de Cola Turka ve Saka ile birlikte Japon DyDo Drinco'ya satıldı.

İlgili neydi'ler

Kaynaklar

Paylaş:WhatsAppX