Commodore 64 Türkiye'de: Kasetten Oyun Yükleme Devri
O Neydi? Yazı İşleri6 dk okuma

Commodore 64, Türkiye'de 1984-1985 yıllarında Sevan Nişanyan'ın kurduğu Teleteknik firması aracılığıyla satışa çıktı ve oyunlar disket değil kaset (Datasette) ile yükleniyordu. Standart yükleyiciyle 60 KB'lik bir oyun ortalama 15 dakikada açılıyor, bu süre boyunca ekranda renkli çizgiler titreşiyordu. Floppy disk sürücüsü pahalı olduğu için Türkiye'de gerçek geçiş, Amiga ve PC'lerin öne çıktığı 1988-1990 aralığına denk geldi.
Evde bir Commodore 64 varsa, televizyonun altında bir de kaset çalar oturuyordu demektir. Kutunun üstünde "64 KB RAM" yazardı ama asıl mesele kutunun içindekinden çok, oyunu açmak için beklenen o 10-15 dakikaydı. LOAD "*",8,1 yazıp Enter'a basınca ekran maviye döner, sayaç ilerler, bazen üçüncü dakikada "LOAD ERROR" çıkardı ve baştan başlanırdı.
Bu bekleyiş tesadüf değildi. Commodore'un 1530/1531 Datasette sürücüsü, normal bir ses kasetine veri yazıp okuyordu ve bunun fiziksel bir hızı vardı. Türkiye'de bu makineyi masalara sokan da, dergisini çıkaran da aynı kişiydi: Teleteknik'in kurucusu Sevan Nişanyan. Bu yazı hem o teknik yavaşlığın nereden geldiğini hem de Türkiye'deki dağıtım, dergi ve floppy'e geçiş hikayesini anlatıyor.
Kaset neden bu kadar yavaştı
Commodore 64'ün resmi kaset sürücüsü Datasette (model 1530, C16/Plus4 tarafında 1531), 1978'de piyasaya çıkmış bir donanımdı ve C64 ile birlikte Türkiye'ye de o haliyle geldi. C64-Wiki'nin verdiği rakamlara göre standart yükleyiciyle veri aktarım hızı saniyede yaklaşık 60-70 bayt civarındaydı; hızlandırılmış (turbo) yükleyicilerle bu hız on kata kadar çıkabiliyordu ama çoğu oyun bunu kullanmıyordu. 90 dakikalık bir kasetin bir yüzüne sıkıştırma yapılmadan yaklaşık 150 KB veri sığıyordu.
Sayılar somutlaşınca ortaya şu tablo çıkıyor: 60 KB'lik bir oyun veya programın standart yükleyiciyle açılması yaklaşık 15 dakika sürüyordu. Bu, C64'ün 64 KB'lik toplam belleğinin neredeyse tamamını dolduran, döneme göre "büyük" sayılan bir oyun demekti. Kaset mekanik bir aygıt olduğu için rastgele erişim yoktu; istediğiniz bölüme atlayamaz, baştan sona dinlerdiniz. Kafa kirlendiğinde ya da kaset biraz gerildiğinde okuma hatası verir, o zaman geri sarıp yeniden denerdiniz.
Teleteknik ve Türkiye'ye gelişi
Commodore 64, dünya genelinde Ocak 1982'de tanıtıldı ve Ağustos 1982'de 595 dolarlık tanıtım fiyatıyla satışa çıktı. Türkiye'ye gelişi bundan birkaç yıl sonrasına denk düşüyor: yazar ve girişimci Sevan Nişanyan'ın, yakın arkadaşı Osman Kavala ile birlikte kurduğu Teleteknik, 1984-1985 arasında C64'ü Türkiye pazarına soktu. Chip dergisinin arşivine göre orijinal kasa 1984 yılında Türkiye'de raflardaki yerini aldı.
Teleteknik, makineyi yalnızca satmakla kalmadı, kullanıcıyı da beslemesi gereken bir kitle haline getirdi. Firma 1985'te "Commodore Haberler" adıyla bir bülten çıkarmaya başladı; nadirkitap.com'da satışa çıkan arşiv sayılarından görüldüğü üzere derginin 6. sayısı Kasım/Aralık 1985, 7. sayısı Ocak/Şubat 1986 tarihini taşıyordu. Yayın kısa süre sonra sadece "Commodore" adıyla aylık bilgisayar dergisine dönüştü. Nişanyan'ın kendisi de derginin sayfalarında "Baytan Bitirmez" mahlasıyla 6510 işlemci assembly dersleri yazıyordu.
Teleteknik'in dergisi tek başına değildi. 1988'in Nisan ayında piyasaya çıkan "64'ler" dergisi, Safa Tanıtım Hizmetleri tarafından basıldı ve editörlüğünü baştan sona Abdurrahman Pala yürüttü; dergi Temmuz 1992'ye kadar toplam 52 sayı sürdü. 64'ler her sayısında bir "program döküm eki" veriyordu: okuyucu BASIC kod satırlarını elle klavyeden girip kendi oyununu ya da yardımcı programını üretiyordu, çünkü herkesin kasede kayıtlı hazır oyuna ulaşması kolay değildi.
Dönem bağlamı - evde bilgisayarla yaşamak nasıldı
C64'ün ekranı çoğunlukla ailenin televizyonuydu; ayrı bir monitör lüks sayılırdı. Oyuncu, joystick'i port 2'ye takar, kaseti Datasette'e yerleştirir, "LOAD" komutunu yazar ve beklerdi. On beş dakika kısa bir süre değildi: o sürede kaset hışırtısı dinlenir, ekrandaki renkli titreşen çizgiler (kasetten okunan verinin görsel karşılığı) izlenirdi. Bu yüzden bir oyunu açmak, oynamaktan neredeyse ayrı bir ritüeldi.
Kaset kopyalama da dönemin sosyal ritüeliydi. Bir arkadaşta yeni bir oyun varsa iki teyp yan yana konur, biri çalar biri kaydederdi; kalite düşünce oyun hiç açılmaz, kafa üçüncü kez temizlenirdi. Dergiler bu boşluğu farklı doldurdu: 64'ler ve Commodore dergilerindeki program döküm ekleri, kullanıcının kod satırlarını kendi eliyle yazıp "kendi kasetini" üretmesini sağlıyordu. Bu, bugünün "indir aç oyna" alışkanlığından çok uzak, sabır isteyen bir üretim biçimiydi.
Somut detaylar - yükleme süreleri ve kapasiteler
C64-Wiki'nin verdiği ~70 bayt/saniyelik standart yükleyici hızından yola çıkarak, farklı boyuttaki programların yaklaşık yükleme süreleri şöyleydi:
| Program boyutu | Yaklaşık yükleme süresi |
|---|---|
| 8 KB (küçük bir yardımcı program) | 2 dakika |
| 16 KB (basit bir oyun) | 4 dakika |
| 32 KB (orta boy bir oyun) | 8 dakika |
| 60 KB (büyük, çok bölümlü bir oyun) | 15 dakika |
Bu rakamlar hızlandırılmış (turbo) yükleyici kullanmayan, standart Datasette yüklemesi içindir; birçok ticari oyun kendi turbo yükleyicisini gömerek bu süreyi kısaltmaya çalışıyordu. Kaset tarafında 90 dakikalık bir kasetin bir yüzü yaklaşık 150 KB veri taşıyabiliyordu, yani ortalama bir kasede birkaç küçük oyun art arda kaydedilebiliyordu.
Peki ne oldu?
C64 için resmi bir floppy disk sürücüsü olan 1541 baştan beri vardı ama üretim maliyeti yüksekti ve bu yüzden hem dünyada hem Türkiye'de kasetten daha pahalı bir seçenek olarak kaldı. Wikipedia'nın derlediği bilgiye göre 1541'in maliyeti zamanla C64'ün kendisinden bile yüksek hale geldi ve bu, Commodore'un genel üretim maliyetlerini zorlayan etkenlerden biri oldu. Türkiye'de disk sürücüye gerçek geçiş, C64'ün kendi ömrünün sonlarına, Amiga ve PC-XT/AT tabanlı makinelerin 1988-1990 arasında öne çıktığı döneme denk geldi; 64'ler dergisinin sayfaları da bu yıllarda giderek Amiga içeriğine kaydı.
Commodore, Mart 1994'te C64'ün 1995'te üretimden kaldırılacağını duyurdu ama şirket Nisan 1994'te iflasını açıkladı ve üretim beklenenden erken, hemen durdu. Böylece makine yaklaşık on bir buçuk yıllık bir üretim ömrünün ardından tarihe karıştı; bağımsız tahminlere göre dünya genelinde 12,5 ile 17 milyon arasında C64 satılmıştı. Türkiye'de ise C64 nesli doğrudan Amiga'ya ve ardından PC'lere devretti; kaset yükleme deneyimi yerini disket takıp birkaç saniyede açılan programlara bıraktı.
Bugün ikinci el pazarlarda ve koleksiyoncu forumlarında C64 ve Datasette hâlâ aranan parçalar arasında. Bozulan kafa ve kayış gibi mekanik parçaları elden geçirip makineyi yeniden çalışır hale getiren küçük bir onarım kültürü sürüyor; bu da o 15 dakikalık bekleyişi bugün bilerek tekrar yaşamak isteyenlerin olduğunu gösteriyor.
Hafıza köşesi
- "Herkes hemen diskete geçmişti." Aslında Türkiye'de C64 kullanıcılarının büyük bölümü 1980'lerin sonuna kadar kasetle idare etti; 1541 disk sürücü pahalıydı ve asıl kitlesel geçiş Amiga/PC dönemiyle örtüşüyor.
- "Kaset ilk seferde her zaman çalışırdı." Hafıza burada cömert davranıyor. Kaset kafası kirlendiğinde ya da bant gerildiğinde "LOAD ERROR" almak, geri sarıp yeniden denemek sıradan bir akşam rutiniydi.
- "Türkiye'de yerli oyun hiç yapılmadı." 1989'da Kadıköy Efes Pasajı'ndaki bir bilgisayarcı olan Byte Computer, Keloğlan adlı Türkçe metin-grafik macera oyununu üretti; dönemin ilk yerli C64 oyunlarından biri olarak anılıyor.
Sık sorulanlar
Commodore 64'te bir oyun yüklemek gerçekten kaç dakika sürerdi?
Standart Datasette yükleyicisiyle 60 KB'lik büyükçe bir oyun ortalama 15 dakikada açılıyordu; küçük programlar birkaç dakikada biterken bazı çok parçalı oyunlarda bu süre daha da uzayabiliyordu. Turbo yükleyici kullanan oyunlarda hız on kata kadar artabiliyordu ama bu her oyunda yoktu.
Commodore 64 Türkiye'ye ilk ne zaman ve kim tarafından getirildi?
Makine Türkiye'ye 1984-1985 yıllarında, Sevan Nişanyan'ın kurduğu ve Osman Kavala ile birlikte büyüttüğü Teleteknik firması aracılığıyla girdi. Firma hem makineyi dağıttı hem de 1985'te "Commodore Haberler" adıyla başlayıp sonra "Commodore" adını alan bir dergi çıkardı.
Türkiye'de floppy diske geçiş ne zaman oldu?
C64 için 1541 disk sürücüsü baştan beri vardı ama pahalı olduğu için yaygınlaşmadı. Gerçek kitlesel geçiş, Amiga ve PC-XT/AT makinelerinin öne çıktığı 1988-1990 aralığında yaşandı; bu dönemde 64'ler dergisi bile içeriğini giderek Amiga'ya kaydırdı.
Türkiye'de Commodore 64 için en çok hangi dergi ve oyunlar konuşulurdu?
Teleteknik'in çıkardığı Commodore Haberler ve ardından Commodore dergisi, 1988'den itibaren de bağımsız yayınlanan 64'ler dergisi dönemin başlıca kaynaklarıydı; ikincisi 1992'ye kadar 52 sayı sürdü ve her sayısında elle girilecek program döküm ekleri verdi. Oyun tarafında ithal başlıkların yanında, 1989'da Kadıköy'de üretilen Keloğlan gibi yerli yapımlar da dolaşıma girdi.
İlgili neydi'ler
- Disket Kaç MB'tı? 3,5 İnçlik Diskin Kısa Tarihi
- Dial-up Sesinin Anlamı Neydi? O Cızırtı Aslında Ne Yapıyordu?
- mIRC Neydi? Türkiye'nin İlk Sohbet Kültürü
- MSN Messenger Ne Zaman Kapandı? Titretme ve Nick Kültürü
- Eski Teknolojiler Arşivi