Türkçe internetin hatırlama motoru
O Neydi?

90'ların Unutulmaz Reklamları ve Reklam Müzikleri

O Neydi? Yazı İşlerigüncellendi: 5 dk okuma

90'ların Unutulmaz Reklamları ve Reklam Müzikleri

Cevap: İşte O Reklamlar

90'larda evde tek televizyon vardı, kumanda genelde babadaydı ve kanal sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Reklam kuşağı bu yüzden kaçırılacak bir an değildi; aksine dizinin kendisi kadar beklenirdi. O günlerin bir başka gerçeği de şuydu: bir jingle'ı tekrar dinlemenin kaseti ya da CD'si yoktu, tek yol reklamın kendisinin ekrana gelmesini beklemekti. Belki de bu yüzden o kısa melodiler bu kadar derine işledi.

Aşağıdaki yedi reklam uydurma bir liste değil - her biri gerçekten o yıllarda ekrana çıkmış, jingle'ı bugün hâlâ birinin aklına takılınca ıslık gibi dökülen kampanyalar. Kaç tanesini hatırladığını görmek için devam et.

Chevrolet Wreck Truck

Görsel: andreboeni - CC BY

1. Tokai - "Çakar Çakmaz Çakan Çakmak" (1991)

1991'de ekrana çıkan Tokai çakmak reklamı, melodisini MFÖ'nün bir şarkısından uyarlamıştı. Reklamdaki Ali Desidero karakteri ve "çakar çakmaz çakan çakmak" tekerlemesi o kadar oturaklı bir slogan oldu ki bugün hâlâ marka adıyla birlikte anılıyor.

Peki ne oldu? Tokai markasının sahibi Sebat Çakmak, 13 Şubat 2020'de 35 milyon liraya Gözde Girişim Sermayesi'nden Can Uluslararası Yatırım Holding'e satıldı. Rekabet Kurulu işlemi onayladı ve satış geliri şirketin borçlarını azaltmakta kullanıldı. Marka bugün de market ve e-ticaret raflarında satılmaya devam ediyor; yıllar önce ekranda duyulan slogan hâlâ ambalajın üzerinde bir yerde geçiyor gibi hissettiriyor.

2. Yedigün - "Takmayacaksın, Tak Açacaksın!" (1996)

1996'da yayınlanan Yedigün sakız reklamı, jingle'ını doğrudan Grup Vitamin'in kendi şarkısından aldı. Oyuncu Gökhan Semiz'in rol aldığı, kısa film havasındaki reklam öylesine yayıldı ki "takmayacaksın, tak açacaksın" cümlesi bir süre günlük konuşma diline bile sızdı.

Peki ne oldu? Yedigün, Ülker'in sakız portföyünde bugün hâlâ satılan bir marka. Reklamdaki jingle'ın bir grubun kendi şarkısı olması da dönemin bir başka alışkanlığını gösteriyor: 90'larda markalar müzik seçmek yerine doğrudan popüler bir şarkıyı reklamına taşıyordu.

3. Fırat Plastik - "Tut Şunun Ucunu Döşeyelim Abi"

Bugünkü Fıratpen ve Fırat Boru markalarının çatısı olan Fırat Plastik'in bu reklamı, yayına girdikten sonra yıllarca ekrandan inmedi; bazı kaynaklar on yıla yakın süre yayında kaldığını yazıyor. "Tut şunun ucunu döşeyelim abi" repliği, dönemin en çok taklit edilen reklam cümlelerinden biri hâline geldi.

Peki ne oldu? Fıratpen bugün Türkiye'nin en büyük PVC pencere sistemleri markalarından biri olarak faaliyetine devam ediyor. Aynı çatı altındaki Fırat Boru da yıllar sonra kendi jingle'ını çıkardı: "hiçbir şey olmaz, Fırat bu abi" sloganı, aynı ailenin ikinci nesil kulak kurdu oldu.

4. İş Bankası - "Sağduyu"

Haluk Bilginer ile Uğur Yücel'in başrolünde oynadığı "Sağduyu" reklamı, izleyiciyi bankacılık reklamlarında alışılmadık bir yere, Papua Yeni Gine'ye götürmüştü. İki usta oyuncunun ciddiyetle sürdürdüğü diyalog, reklamı dönemin en çok konuşulan işlerinden birine dönüştürdü.

Peki ne oldu? İş Bankası hâlâ Türkiye'nin en büyük özel bankalarından biri; "Sağduyu" kampanyası bugün de kurumun reklamcılık tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılıyor. O dönem banka reklamlarının çoğu faiz oranı ya da kampanya anlatırken, "Sağduyu"nun bambaşka bir coğrafyaya gidip felsefi bir ton kullanması sektörde ayrıksı bir örnekti.

5. Tadelle - "Hey Arkadaş, Sağ Ol!" (1995)

EURO 96 öncesinde, 1995'te çekilen Tadelle reklamında Fatih Terim ve A Milli Futbol Takımı oyuncuları, kendilerine bisküvi ikram eden bir çocuğa "hey arkadaş, sağ ol" diyordu. Millî takımın İsveç'i evinde, İsviçre'yi deplasmanda yendiği maçların ardından reklamdaki çocuk oyuncu taraftarlarca "uğurlu çocuk" ilan edildi ve reklam bir anda gündemin ortasına düştü.

Peki ne oldu? Tadelle bugün de Eti'nin ürün gamında satılan bir bisküvi markası. Reklamın zamanlaması da işin sırrıydı: millî takım o yaz gerçekten kazandı ve kurgusal bir reklam repliği bir anda gerçek bir batıl inanca dönüştü.

6. Panda Dondurma (Harun Kolçak 1988 - Yonca Evcimik 1994)

1984'te kurulan Has Gıda'nın Panda dondurması, Türkiye'nin ilk ambalajlı dondurmalarındandı. 1988'de Harun Kolçak'ın seslendirdiği, 1994'te ise Yonca Evcimik'in oynadığı reklam filmleri, "hem küçüklere hem büyüklere, işte nefis dondurma panda panda panda" dizeleriyle jenerik bir yaz sesine dönüştü.

Peki ne oldu? Burada hikâye tatlı bitmiyor. Panda, markasını tüm ürün sınıflarında tescil ettirmemişti ve bir tekstil firmasının benzer isimle marka başvurusu yaptığı davayı kaybetti. Aynı dönemde Unilever'in Algida'sı bakkal ve marketlere ücretsiz dondurma dolabı, şemsiye ve yüksek komisyon sunarak rakibini raflardan adım adım sildi. Panda'nın sosyal medya hesapları da yıllar içinde sessizleşti; marka bugün küçük ölçekte varlığını sürdürse de eski yaygınlığından çok uzak.

7. Sana Margarin

Sana, 1952'den beri Türk mutfaklarında yer alan, adını neredeyse margarin kategorisiyle özdeşleştiren bir marka. Reklam arşivlerinde 1988 ve 1989 tarihli Sana reklam filmleri hâlâ dolaşıyor; 1989'daki reklam bir çekiliş kampanyasını konu alıyordu ve dönemin margarin reklamları arasında düzenli olarak ekrana çıkıyordu.

Peki ne oldu? Sana, bugün de market raflarında satılan bir margarin markası olarak varlığını sürdürüyor. Panda gibi rakibini kaybeden değil, kategorisinde onlarca yıldır konumunu koruyan nadir 90'lar markalarından biri.

Hafıza Köşesi: Herkesin 90'lar Sandığı Ama Olmayan Reklam

Bu listeye neredeyse giriyordu ama girmedi: Cola Turka'nın Chevy Chase'li "bendensin" reklamı. Pek çok kişi bu reklamı 90'ların sonuyla karıştırıyor çünkü o dönemin yerli-gurur temalı reklamcılığıyla aynı ruhu taşıyor. Oysa reklam 2003 yazında, Cola Turka'nın piyasaya çıkışıyla birlikte yayınlandı - yani 2000'lerin, 90'ların değil. Bu tür karışmalar nostaljinin doğasında var: hafıza olayları doğru sırayla değil, doğru hisle saklıyor.

Bir diğer gerçek var: bu reklamların çoğu artık televizyonda değil ama tamamen de kaybolmadı. YouTube'da "eskireklamlar.com" gibi arşiv kanalları, Tadelle'den Fıratpen'e kadar dönemin orijinal reklam filmlerini kesintisiz halde saklıyor; jingle'ın gerçek kaydını dinlemek isteyenler için bu kanallar en sağlam kaynak.

Bu yedi reklamın ortak noktası aslında basit: hiçbiri büyük bir ünlü kadrosuna ya da uzun senaryoya dayanmıyordu. Kısa bir cümle, tekrar eden bir melodi ve otuz saniye - dönemin reklamcılığı bunun yettiğini kanıtladı. Bugün saniyede bir içerik kaydırılan bir dünyada, o otuz saniyelik jingle'ların otuz yıl sonra hâlâ hatırlanması başlı başına bir başarı ölçütü.

İlgili Yazılar

90'ların reklam dünyasına dalmışken kaçırma: çakar çakmaz çakan çakmak hangi markaydı sorusunun tüm detaylarını ayrı yazıda anlattık. Kaç sloganı gerçekten hatırladığını görmek istersen reklam sloganları testini çöz. Panda gibi raflardan çekilen markaların abur cubur versiyonunu merak ediyorsan artık üretilmeyen çikolatalar ve abur cuburlar yazısına bak.

Kaynaklar

Paylaş:WhatsAppX