Türkçe internetin hatırlama motoru
O Neydi?

Televizyonda Tek Kanal Devri: TRT'yle Büyüyenlerin 10 Ortak Anısı

O Neydi? Yazı İşleri5 dk okuma

Televizyonda Tek Kanal Devri: TRT'yle Büyüyenlerin 10 Ortak Anısı
Kısa cevap

Türkiye'de televizyonda gerçek anlamda "tek kanal" dönemi, TRT'nin 31 Ocak 1968'de Ankara'dan başlattığı deneme yayınlarından, ikinci kanal TRT 2'nin 1986'da yayına girmesine kadar sürdü. TRT'nin devlet tekeli ise fiilen 1990'da Star 1'in uydudan yayına başlamasıyla, yasal olarak da 20 Nisan 1994'te 3984 sayılı kanunla sona erdi.

Bugün elimizde kumanda, telefonda onlarca uygulama var ama bir dönem Türkiye'deki her ev, akşam aynı saatte aynı ekrana bakıyordu. Kanal aramak diye bir dert yoktu çünkü kanal zaten tek taneydi: TRT. Bu ortaklık, bugün 40'lı ve 50'li yaşlarındaki bir kuşağın en güçlü ortak hafızalarından biri.

TRT'nin resmi tarihçesi, deneme yayınlarından uydu dönemine uzanan süreci gün gün kaydediyor. Aşağıda o sürecin nasıl işlediğini ve tek kanal kuşağının paylaştığı on somut anıyı tarihleriyle anlatıyoruz.

Tek Kanal Dönemi Tam Olarak Ne Zaman Yaşandı?

TRT, 1 Mayıs 1964'te özerk bir kamu kurumu olarak kuruldu, ama televizyon yayınına geçişi dört yıl sürdü. İlk deneme yayını 31 Ocak 1968 akşamı saat 19.30'da Ankara'nın Mithatpaşa Caddesi'ndeki bir stüdyodan yapıldı; açılışı akademisyen Mahmut Tali Öngören üstlendi, ilk spiker Nuran Devres'ti. Yayın haftada sadece 3 gün, günde 3 saat sürüyordu; bir yıl sonra bu haftada 4 güne çıktı. Ankara vericisinin kapsama alanı yaklaşık 1.276 kilometrekareydi ve tahminen 1.070.000 kişiye ulaşıyordu, yani ülkenin geri kalanı henüz televizyonu tanımıyordu bile.

Televizyon İzmir'e 1970'te, İstanbul'a ise 1971'de ulaştı. Yani "tek kanal devri" herkes için aynı anda başlamadı, şehirden şehre birkaç yıllık bir fark vardı. Ortak nokta şuydu: hangi şehirde olursa olsun, televizyon açıldığında karşınıza çıkan kanal hep aynıydı.

O Zaman Televizyon İzlemek Nasıl Bir Şeydi?

Kanal düğmesi diye bir sorun yoktu çünkü değiştirilecek başka bir kanal zaten yoktu. Televizyon, evin ortak eşyasıydı; genelde salonun en görünür yerine konur, akşam yayını başlamadan önce ailece karşısına geçilirdi. Yayın günün belirli saatlerinde başlar, gece haberin ardından kapanırdı; kapanış anonsunun ardından İstiklal Marşı çalması, TRT'nin televizyona radyodan taşıdığı bir alışkanlıktı. 1980'e gelindiğinde Türkiye, Avrupa'da hâlâ siyah beyaz yayın yapan tek ülke konumundaydı; renkli televizyon o yıllarda hem pahalıydı hem de yaygın değildi.

TRT'yle Büyüyenlerin 10 Ortak Anısı

  1. Deneme yayını günleri. 31 Ocak 1968'de haftada 3 gün, günde 3 saatle başlayan yayın, bir yıl sonra haftada 4 güne çıktı.
  2. Şehre göre gecikmeli televizyon. Ankara 1968, İzmir 1970, İstanbul 1971: televizyon herkese aynı anda gelmedi.
  3. Kanal aramanın olmaması. 1986'ya kadar değiştirilecek ikinci bir kanal yoktu, televizyonun tek işlevi açmak ve kapatmaktı.
  4. Uzun süren siyah beyaz yıllar. 1980'de Türkiye, Avrupa'da hâlâ siyah beyaz yayın yapan tek ülkeydi.
  5. Renk kademeli geldi. İlk renkli deneme yayını 31 Aralık 1981'de yapıldı, tüm programlar ancak 1 Temmuz 1984'te renkliye geçti.
  6. Gece yarısı İstiklal Marşı. Günün yayını haber bültenlerinin ardından İstiklal Marşı ile kapanır, ekran o andan sonra karlanırdı.
  7. "7'den 77'ye" gibi tek program etrafında toplanmak. Barış Manço'nun sunduğu bu kültür sanat programı, farklı yaş gruplarını aynı ekranın önünde buluşturuyordu.
  8. Tarihi olayları TRT'den canlı izlemek. 20 Temmuz 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı, TRT ekranından canlı olarak takip edildi.
  9. İlk Eurovision heyecanı. Türkiye yarışmaya ilk kez 1975'te katıldı, dönemin tanıdık ismi Bülend Özveren sunuculuk yaptı.
  10. 1986'da gelen ikinci kanal. TRT 2, akşam 19.30 ile 23.30 arasında yayına girerek tekelin resmen çatlamasını sağladı, ama tam anlamıyla çeşitlilik daha sonra geldi.

Peki ne oldu?

TRT 2, 15 Ocak 1985'te yönetim kurulu kararıyla planlandı ve 1986 sonbaharında İstanbul merkezli olarak yayına girdi; ilk yıllarında günün yalnızca birkaç saatinde, akşam 19.30 ile 23.30 arasında yayın yapıyordu. Asıl kırılma 1990'da geldi: Ahmet Özal ve Cem Uzan'ın Liechtenstein'da Mart 1989'da kurduğu Magic Box şirketi, Star 1 kanalını uydudan yayına soktu ve TRT'nin devlet tekelini fiilen kırdı. O dönemde özel televizyon yayıncılığı yasalara göre suçtu; bu durum ancak 20 Nisan 1994'te çıkan 3984 sayılı kanun ve RTÜK'ün kurulmasıyla düzenlendi. 1987'de TRT 1 ve TRT 2 uydu yoluyla tüm ülkeye ulaşmaya başlamış, 1989'da TRT 3 ile GAP-TV, 1990'da da TRT 4 ve TRT-INT devreye girmişti. Bugün TRT'nin kurumsal tarihçesine göre kurum 15 televizyon kanalıyla yayın yapıyor.

Hafıza köşesi

  • "1990'da Star 1 açılınca herkes anında bütün kanallara kavuştu." Aslında hayır. Star 1 uydudan yayın yapıyordu, ilk yıllarda ancak çanak anteni olanlar izleyebiliyordu ve yaygınlaşma 1994'teki yasal düzenlemeden sonra hızlandı.
  • "TRT 2 gelince tek kanal dönemi anında bitti." Kısmen doğru değil. TRT 2 günün yalnızca birkaç saatinde, 19.30-23.30 arası yayın yapıyordu; gündüz saatlerinde ev hâlâ tek kanala bakıyordu.
  • "Renkli televizyona geçiş tek bir günde oldu." Hayır, süreç 31 Aralık 1981'deki ilk denemeden 1 Temmuz 1984'teki tam geçişe kadar kademeli işledi ve renkli cihaz o yıllarda pahalı olduğu için birçok ev uzun süre siyah beyaz izlemeye devam etti.

Sık sorulanlar

Tek kanal dönemi tam olarak hangi yıllar arasıydı?

TRT'nin televizyon yayınına başladığı 31 Ocak 1968'den, ikinci kanal TRT 2'nin devreye girdiği 1986'ya kadarki dönem genelde "tek kanal devri" olarak anılır. TRT 2'nin yayın saatleri sınırlı olduğu için gündüz tekele bağlı izlenim 1990'lara kadar sürdü.

TRT ne zaman renkli yayına geçti?

İlk renkli deneme yayını 31 Aralık 1981'de yapıldı. Programların tamamı ancak 1 Temmuz 1984'te renkli olarak yayınlanmaya başladı, geçiş üç yıla yakın sürdü.

TRT'nin devlet tekeli ne zaman resmen sona erdi?

Fiilen 1990'da Star 1'in uydudan yayına başlamasıyla kırıldı, yasal olarak ise 20 Nisan 1994'te çıkan 3984 sayılı kanunla ve RTÜK'ün kurulmasıyla düzenlendi.

O dönemde televizyon izlemek bugünden en çok nesiyle farklıydı?

Seçim yapma zorunluluğunun olmamasıyla. Tek kanal olduğu için tartışma konusu "ne izlesek" değil, "kaçta başlıyor" oluyordu; bir programı kaçıran biri onu bir daha izleyemezdi çünkü kayıt cihazı da yaygın değildi.

İlgili neydi'ler

Kaynaklar

Paylaş:WhatsAppX